Hasan Çoban · DPT · Ocak 2000

Bilgi Toplumuna Hazırlık

Türkiye 2023 — bilgi toplumuna geçiş üzerine bir değerlendirme.

Tüm metin (PDF)

DEĞİŞİM RÜZGARI

Günümüz dünyasında siyasi, ekonomik ve sosyal konularda hızlı bir değişim ve dönüşüm yaşanmaktadır. Gelişmiş ülkelerde başlayan bu değişim rüzgarı; iletişim ve bilgi teknolojilerindeki yeni gelişmelere bağlı olarak bilginin akıllara durgunluk verecek derecede artması sebebiyle bütün dünyaya yayılmaktadır.

Dünya nereye gidiyor?

Dünya kamuoyunda bir yandan "Yeni Dünya Düzeni" oluşturma yönündeki girişimlere tanık olunurken diğer taraftan "Yeni Dünya Düzensizliği" ile karşı karşıya kalınacağı yönünde düşünceler yer almaktadır. Bu tartışmalardan ve gelişmelerden anlaşılmaktadır ki; gelecekteki toplumun yapısı şimdikinden tamamen farklı olacaktır. Yeni toplum "Bilgi Toplumu" ve önümüzdeki çağ "Bilgi Çağı" olacaktır.

Gelişmek için değişmek şarttır. Bilgi toplumu olabilmek için gerekli hazırlıkların yapılabildiği, dünyadaki değişim ve dönüşüm rüzgarına uyum sağlanabildiği ölçüde uygar dünyada yer alabileceğimiz göz ardı edilmemelidir. Bu sebeple, kişisel olarak ve toplum olarak mevcut inanç ve kültürümüzün temel prensiplerinden sapmamak kaydıyla dünyadaki değişim ve dönüşümlere uyum sağlayabilecek bir anlayış değişikliğine gidilmesi gerekmektedir.

Hedefimizi bilip geleceğimizi planlarsak, dünyadaki değişim rüzgarından gereğince faydalanabileceğimiz gibi gerçekleşmesi için çalıştığımız hedefe mutlaka ulaşırız. Cumhuriyetin 75.nci yılında bulunduğumuz durumu göz önüne alarak Cumhuriyetin 100.ncü yılında ulaşmak istediğimiz hedefi belirlersek hepimize bir çalışma azmi gelir ve amacımıza ulaşırız.

Amaç, 2023 yılına kadar milletimizi asgari refah ve eğitim düzeyine ulaştırıp bilgi toplumu, devletimizi dünya devleti yapmaktır.

TOPLUMSAL DEĞİŞİMLER

Uygarlık tarihine bakıldığında toplumların gelişerek değiştikleri, yepyeni ve beklenmedik bir biçime girdikleri dönemlere rastlanmaktadır. Bu dönemlerden birincisi, insanları göçebelik ve avcılık hayatından toprağa ve yerleşik hayata bağlayan tarım toplumuna geçiş; İkincisi, tarım toplumundan kitlevi üretimin, tüketimin ve eğitimin önemli olduğu sanayi toplumuna geçiş; üçüncüsü ise bu günlerde yaşanan "Sanayi Toplumu"ndan "Bilgi Toplumu"na geçiştir.

Yeni Yönelimler ve Eğilimler

Gelişmiş ülkelerde bilgi ve yüksek teknolojiye yöneliş, çevre korumaya gösterilen duyarlılık, devleti küçültme, globalleşme ve her alanda bilgisayarlaşma çalışmaları; yeni bir çağa girilmekte olduğu izlenimini vermektedir.

BİLGİ TOPLUMU

Çevredeki Değişim Hızının Artışı

Değişim hızındaki artış, dolaşıma giren bilgi miktarına bağlı olarak artmaktadır. Bilgi o kadar hızlı artmaktadır ki, bilgi toplumu olma aşamasında olduğumuz bu günlerde; herhangi bir bilgiye sahip olan her insanın, yaklaşık dört ya da beş yılda bir yeni bilgiler edinmeyenler zamanımızın yeniliklerine çok uzak kalmaktadırlar.

Bilgi Toplumunun Doğuşu

Girmekte olduğumuz çağın genelde kabul gören ismi bilgi çağıdır. Bugünkü teknolojik gelişmelerin yüzde 80'ninin bilgi teknolojisi temelli olduğu uzmanlar tarafından ifade edilmektedir.

Çok sık lafı edilen bilgi çağından bahsedilince akla ilk gelen bilgi kavramıdır. Bu kadar önemle üzerinde durulan bilgi her çağda önemli olmuştur. Taş devrinde, ilk çağda, orta çağda ve sanayi toplumunda bilgi her zaman vardı. Ama şimdi birdenbire, var olmanın ötesinde iş yapmaya uygulanan bir değer haline gelmiştir.

Bilgi Teknolojilerindeki Gelişmeler

Günümüz insanlarının sahip olduğu en gösterişli, en çekici araçların bilgisayarlar ve iletişim teknolojileri olduğu bilinmektedir. Bilgi teknolojisinin kendi kendisinin gelişmesine katkıda bulunmasından dolayı bu alandaki gelişmeler katlanarak hızlanmaktadır.

Bilgisayarlar:

Bilgisayarlar, insanların yapabilecekleri işlerin bir bölümünü, nasıl yapılacağı insanlar tarafından tanımlanmak kaydıyla, insanlardan daha çabuk ve güvenilir şekilde çözen otomatik makinelerdir. Günümüzde karmaşık ve yoğun verilerle çalışan kurumlar, her alanda bilgisayarlardan yararlanmaktadırlar. Bu yüzden bilgi toplumu bilgisayarlaşma ile özdeşleştirilmektedir.

Mikro Elektronik ve Tümleşik Devreler

Bilgisayarlar ve iletişim teknolojilerinin temelinde mikro elektronikteki gelişmeler yatmaktadır. ABD ve Japonya dünyanın önde gelen tümleşik devre üreticileridir. ABD’deki silikon vadisi bu tür gelişmelerin merkezi haline gelmiştir.

Bilgi çağında en çok petrol rezervi olan, en çok otomobil üreten, altın fiyatlarına hükmeden, tahıl ambarı olmakla övünen değil en hızlı ve en güçlü tümleşik devreyi en ucuz fiyatla üreten ülkeler etkin olacaktır.

İletişim Teknolojisi

Bilgi toplumunun altyapısı iletişim ağlarının oluşturulmasıyla sağlanacaktır. Bu gerçeği görüp değerlendiren ABD yönetimi, çağın en büyük altyapısı olarak adlandırılan ve ülkenin her tarafını fiber-optik kablolarla bağlayacak iletişim altyapısını - Bilgi Otoyolu projesini - başlatmıştır.

İletişimde fiber-optik kablo sistemi ve uydu teknolojileri etkili olmaktadır.

Multi-Medya

Multi-medya, yazılı metin, çizgi grafikler, fotoğraf, film ve ses gibi bilgilerin bir araya getirilerek numaralanması ve hacminin küçültülerek kullanıma sunulması işlemidir.

Multi-medya sonucu kağıda basılı dönemin tamamen kapanacağı beklenmektedir. Daha şimdiden ünlü yazarların romanları CD'lerde yayınlanmaya başlanmıştır.

Bilgi Toplumunun Tasviri

Bilgi toplumunun tam bir tanımı yapılamamakla birlikte, gelecekle ilgili tahminler yaparak sanayi toplumu ile bilgi toplumu arasında mukayese yapan uzmanların (Masuda'nın ve Crawford ) analizleri dikkate alınarak bir fikir sahibi olunabilir.

Tanım:

Geleceğin bilgi toplumu, esas yapısını bilgisayar ve iletişim teknolojilerinin belirlediği tamamen yeni bir yapıda olacaktır. Bu değerlendirmelere göre, eğer bir ülkede bilgi kişisel ve toplumsal hayatımızın her alanında belirleyici bir etkiye sahip olabiliyorsa o ülke bilgi toplumu kimliğine kavuşmuş olur.

Sanayi Toplumu(ST) ile Bilgi Toplumunun (BT) Karşılaştırılması:

Sanayi toplumu (ST) ile bilgi toplumunun (BT) karşılaştırılması
Sanayi toplumuBilgi toplumu
ST'de Gelişmeyi buhar makinesi temsil etmiştir.BT'de Gelişmeyi bilgisayar teknolojisi temsil edecektir.
ST'de Maddi üretim ön planda olmuştur.BT'de Zihinsel emek önemli olacaktır.
ST'de Üretim merkezleri fabrikalardır.BT'de Üretim merkezleri bilgisayar merkezleri olacaktır.
ST'deTemel endüstriler makine, kimyadır.BT'de bilgi tabanlı endüstriler önemli olacaktır.
ST'de Ferdiyetçilik ön plandadır.BT'de Birlikte üretim (sinerjik ek.) esas olacaktır.
ST'de Önemli sosyo-ekonomik faaliyetler özel ya da kamu kuruluşlarında yürütülmektedir.BT'de gönüllü kuruluşlar en önemli faaliyet yerleri olacaktır.
ST'de Sosyo-ekonomik sistem, serbest rekabet ve karlılıkla karakterize edilmektedir.BT'de Birlikte üretim ve toplumun menfaatini gözetmek önemli olacaktır.
ST'de Politik sistem, temsili parlamenter demokratik sistemdir.BT'de Politik sistem katılımcı demokratik sistem olacaktır.
ST'de Sosyal değişimlerde etkili olan güç işçi kuruluşları olmuştur.BT'de Sosyal değişikliklerin arkasındaki güç vatandaşlık hakları olacaktır.
ST'de Sanayi toplumunda işsizlik, savaşlar ve diktatörlük gibi üç ana sosyal problem olmuştur.BT'de kontrollü toplum olma krizi, kişisel mahremiyetin zedelenmesi, terörün artması ve gelecek şoku temel sosyal problemler olacaktır.
ST'nin İleri aşamasında yüksek tüketim toplumu olunmuştur.BT'nin İleri aşaması - yüksek bilgi üretme toplumu - olacaktır.
ST'de Maddi değerlere önem verilip, fiziksel tatmin sağlanmaktadır.BT'de Manevi değerlere yöneliş artarak, amaçların gerçekleştirilmesi ve başarı ihtiyaçlarının tatmini sağlanacaktır.
ST'nin özü, ferdiyetçilik ve insan hakları olmuştur.BT'nin özü kişisel disiplin, toplumsal paylaşım, globalleşme olacaktır.

Bilgi Toplumunun Temel Özellikleri

Bilginin Önem Kazanması

Bilgi toplumunun oluşturulmasında ve geliştirilmesinde maddi ürünlerin değil bilgiye dayalı ürünlerin üretimi etkili ve yönlendirici olacaktır. Fabrikaların yerini, bilgi merkezleri ve iletişim ağ sistemleri oluşturacaktır.

Globalleşme

İletişim sistemlerinin ülke sınırlarını küçültmesi, bölgesel gruplaşmalara dayalı bütünleşme eğilimlerini beraberinde getirmiştir. Bilgi toplumu bölgesel gelişmeler ve birleşmelerle karakterize edilecektir. Bilgi çağında dünya ekonomisi global ekonomi olacak ve uluslararası rekabet etkili olacaktır.

Bilgi Sektörünün Doğuşu

Bilgi toplumunun başta gelen sosyal grupları "bilgi işçileri" olacaktır. Sanayi toplumunda tarım, sanayi ve hizmet sektörleri gündemde iken, bilgi toplumunda buna bir de bilgi sektörü eklenecektir.

1990 Yılı Verilerine Göre Bazı Ülkelerde Çalışanların Sektörlere Göre Dağılımı ( % olarak)
Ülke / SektörTarımSanayiHizmetlerBilgi
A.B.D.2,418,532,346,8
Almanya4,033,720,941,4
Japonya6,336,622,035,0
Kore16,634,926,122,5
Meksika22,632,910,622,9
Mısır38,825,012,823,4
Türkiye47,124,415,512,9

Çevreyi Koruma Şuurunun Gelişmesi

Bilgi toplumunda çevre meselesi önemli ölçüde çözümlenmiş olacak ve tabiatın kendini yenileyebilme şansı olacaktır. Çünkü bilgi bazlı üretimde tabiatın kıt kaynaklarının tüketilmesi yerine, kaynakların suni malzemelerle ikamesi sağlanacaktır.

Gönüllü Kuruluşların Etkinleşmesi

Bilgi toplumunda gönüllü kuruluşlar ön plana çıkacaktır. Gönüllü kuruluşlar daha bugünden toplumun ayrılmaz birer parçasıdırlar. Ne özel sektöre ne de devlete ait olan, "insanı değiştirmeye yönelik" kar amaçsız bu kuruluşlar, üçüncü sektör olarak bilgi toplumunda yerlerini alacaklardır.

Kişinin Merkezi Konuma Gelmesi

En önemli kaynağın bilgi olduğu bilgi toplumunda kişi merkezi konuma yerleşecektir. Bilgi toplumunda eğitimli insan toplumun simgesi ve lideri olacaktır.

Bilgisayarlaşma

Bilgi toplumu henüz tam anlamıyla şekillenmemiş olmasına rağmen, onun en önemli özelliklerinden biri bilgisayarların yoğun olarak kullanılacak olmasıdır. Yeni toplumun şekli bilgisayar ve iletişim teknolojisi tarafından çizilecektir.

İlerlemenin, modernleşmenin sembolü fabrikalar değil bilgisayar merkezleri olacaktır. Bilgisayarlaşmanın son aşaması bilgisayarların kişisel hayatın vazgeçilmez parçası olmasıdır.

Örgütlü Toplumun Güçlenmesi

Bilgi toplumunda, ortak özellikler, değerler ve amaçlar ile ortak mekan ve çıkarlara sahip kişilerin oluşturduğu sosyal gruplar teşkilatlanmış gruplar olarak sivil hayatta ağırlıklarını ve etkinliklerini göstereceklerdir. Sanayi toplumundaki temsili demokrasi yerini katılımcı demokrasiye bırakacaktır.

Bilgi Toplumunun Genel Yapısı

Tarım toplumunda tarımsal üretim, sanayi toplumunda sanayi malları üretimi önemli olmuştur. Son dönem sanayi toplumunda hizmetler sektörü egemen sektör olurken, bilgi toplumunda, bilgi sektörü önceliği alacaktır.

Sosyal Yapı

Bilgi toplumu, şehirleşme deseninin oluşumunda, sanayi toplumundan farklı bir yapılaşma gösterecektir. Gerek kuruluşda gerekse yerleşimde büyük şehirler yerine daha optimal büyüklükteki şehirler tercih edilecektir. Bilgi toplumunda araştırma merkezleri ve üniversitelerin yoğunlaştığı yerleşim yerlerinin başka bir ifadeyle bilgi kentlerinin daha geniş istihdam yaratması nedeniyle göçlerin bu türdeki şehirlere yönelmesi söz konusu olacaktır.

Çalışanların çoğunluğu, sağlık, eğitim ve araştırma hizmetleri ile boş zaman değerlendirmesi, eğlence ve dinlenmeye yönelik hizmet üretilen alanlarda yeni istihdam imkanları elde edeceklerdir.

Bilgi toplumunda devlet kuruluşlarında çalışanların sayısı azalacak, merkezi bürokrasi yükünün önemli bir kısmı yerel birimlere ve kuruluşlara aktarılırken, diğer önemli bir kısmı da bilgi sistemi ve bilgi bankalarından, doğrudan ulaşılabilir duruma getirilecektir.

Bilgi toplumunda insanların daha bilgili ve katılımcı olması, kültürde çeşitlenme ve hoş görüyü yaygınlaştıracaktır.

Maddi değerlerden bilgiye, manevi ve insani değerlere olacak yoğun yönelim, bilgi toplumunda bilinen değer ve davranış kalıplarını yeniden şekillendirecektir. Dini inançlar yeniden canlanarak bilgi toplumu insanının moral ihtiyaçlarını karşılanmasında ve sorunlarının çözülmesinde yardımcı olacaktır.

Ekonomik Yapı

Bilgi toplumunda maddi malların üretimi yerine bilgiye dayalı üretimin ön plana çıkacağı, insani sermayenin esas kaynak olacağı, birlikte üretim (sinerjik ekonomi) ve kullanımda paylaşımın olacağı, toplumsal yararı gözetmenin önemli olacağı gibi temel özellikler ekonomik yapıyı oluşturacaktır.

Getirilecek yeniliklerle ve genetik müdahalelerle her türlü iklim şartlarına uyum sağlayan bitki ve besin maddelerinin üretimi sağlanırken, beslenme ve açlık meselesine de kalıcı bir çözüm bulunabilecektir.

Sanayi sektörünün ürettiği ürünlerde yapay maddelerin payı artması sebebiyle sanayi ürünleri daha hafif, daha ucuz ve daha dayanıklı olarak üretilecektir.

Üretimde iş gücünün bilgi ile ikamesi akıllı robotların üretilmesiyle hızlanacaktır.

Yenilikçi Girişimcilik

Büyümeyi ve kalkınmayı sağlayan esas faktör yatırımlar yoluyla gerçekleşen sermaye birikimi değil; yenilikler yoluyla üretilen bilgi olacaktır. Bilgi toplumunda insanlar istedikleri bilgiye kolaylıkla ulaşabilecekleri için yenilikçi girişimcilik yaygınlaşacaktır.

TÜRKİYE'NİN GELİŞME SÜRECİ

Türkiye'de Teknolojik Gelişme

Ülkemizin durumuna bakıldığında yarı sanayileşmiş bir toplum olduğumuz, sanayileşmeyi ithal teknoloji ile bugünkü aşamasına ulaştırdığımız ve bilgi teknolojilerini de ithal teknoloji olarak kullandığımız görülmektedir. Halbuki bugünkü sanayileşmiş ve bilgi toplumuna girmiş veya girmek üzere olan toplumlara bakıldığında, hepsinin teknoloji üretebilir bir konumda olduğu görülmektedir.

Dünya yeni bir çağa girmektedir. Bilgi ve ileri teknolojinin ağırlıklı olacağı bu çağda, kendi bilim ve teknolojisini üretemeyen ülkelerin lider ülke olmaları mümkün olamayacaktır.

Türkiye'de Kültürel Gelişme

Batı uygarlığında, rönesansdan sonra her şeyin akıl süzgecinden geçirildiği, bir olayın, nedenlerinin açığa çıkarılması ve olayı meydana getiren "neden-sonuç" analizlerinin mantıksal tutarlılık içinde sunularak açıklaması yapılır.

Bizde ise temel dünya görüşü, olayların bilimsel açıklanmasına dayalı olmayıp olayların "Yorumlanmasına" dayalı bir düşünce kalıbına oturmaktadır. Bu düşünce kalıpları içinde, aydın geçinen insanlar, sadece kendi inanç ve ideolojilerine taraftar kazanmaya çalışmaktadırlar. Türk aydını tanzimattan beri ilerici-gerici, sağcı-solcu, laik-antilaik gibi duygusal ve yüzeysel kavgalarla bilim ve bilgi üretmeden vaktini hep boşa harcamıştır.

Büyük tarihi miras, bin yıla yakın İslami yapı içindeki oluşum ve üç kıtaya yayılan hakimiyet normlarına rağmen, bağımsızlıklarını dün kazanan pasifik kuşağı ülkelerinden bile geri kalışımız bizim için ağır bir bedel olmuştur. Artık gün geçirilmeden Türkiye'nin ileri ülkelerle olan gelişmişlik farkını kapatabilmek için, bilgi toplumuna geçiş programı geliştirilmeli ve hızla uygulamaya geçirilmelidir.

Türkiye'nin Ekonomik Sistemi

Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra 1923 de yapılan 1. İzmir İktisat Kongresinde alınan tavsiye kararına uyularak ülkemizde "Liberal Ekonomik Rejim" uygulanmaya başlanmıştır. 1933-1934 yıllarından itibaren sanayileşmede "Devletçilik" ön plana çıkmıştır.

Çok partili sisteme geçilmesinden sonra 1950'li yıllardan itibaren liberal rejim ağırlık verilmiş, 1960'dan sonra "Karma Ekonomi Sistemi" uygulamaya konulmuştur. 1980'de 24 ocak kararlarının alınmasıyla piyasa ekonomisi sistemine girilmesi yönünde çok ciddi ve köklü kararlar alınmıştır.

Ülkemizde yatırımcı, yenilikçi, atılımcı girişimcilik henüz tam olarak gelişmemiştir. Ülkemizi bilgi toplumuna taşımakta yenilikçi, bilişimci girişimcilerin özel bir yerinin olacağı unutulmamalıdır.

Türkiye'nin Politik Sistemi

Türk toplumunda kişi (veya aile) egemenliği her zaman geçerli olmuştur. Eskiden padişah, bey, aşiret reisi olarak görülen kişi hakimiyeti günümüzde parti başkanlıklarında kendini göstererek politik hayatımızda etkinliğini sürdürmektedir.

BİLGİ TOPLUMU’NA GEÇİŞ STRATEJİSİ

İnsanoğlu ya değişimin kuklası, ya da kontrolü ele alarak onun efendisi olacaktır. Çevremizdeki değişime uyum sağlayıp geleceğe hazırlanmak ancak stratejik bir plan yapmakla mümkündür.

Diğer Ülkelerde Bilgi Toplumuna Hazırlık çalışmaları

Gelişmiş ve gelişmekte olan ve geleceklerini tesadüflere bırakmayan ülkeler, Bilgi Toplumuna geçiş için planlı bir çalışmanın içerisindedirler. Bu ülkelerin hemen hemen hepsinde bilgi toplumuna hazırlık konusunda stratejileri belirleyen bir kurul ya da komisyon vardır.

  • ABD - Ulusal Bilgi İletişim İdaresi ve Bilgi Altyapısı Görev Gücü;
  • AVRUPA BİRLİĞİ - Bilgi Toplumu Projesi Ofisi, Bilgi Toplumu Forumu ve Bölgeler arası Bilgi toplumuna başlangıç girişimi Başlatılmıştır.
  • FİNLANDİYA - Ulusal Bilgi Toplumu Konseyi Mayıs 1996, Bilgi Toplumu Forumu Ağustos 1996 da kurulmuştur.
  • FRANSA - Bakanlıklar arası bilgi ve hizmet otoyolu komitesi vardır.
  • İNGİLTERE - İngiltere’de 1994 yılında Bilgi Toplumu Girişimi başlatılmıştır
  • PORTEKİZ - 1996 Mart ayında Bilgi Toplumu Komitesi kurulmuştur.
  • JAPONYA - “Kamu İdaresinde Bilgisayarlaşmanın Teşviki için Temel Plan” 25.12.1994 tarihli bakanlar kurulu kararı ile kabul edilmiş ve Nisan 1995’de uygulamaya konulmuştur.
  • KORE - 1990 yılında 'Yıl 2000' projesi ve Bilgi iletişim altyapısı (National Information Super Highway) projesi başlatılmıştır.
  • SİNGAPUR - 1986 yılında bilgi teknolojisine dayalı kapsamlı bir ulusal gelişme planı, 1991 yılında Singapur'un 2000 için Bilgi Teknolojisi Ana Planı (IT 2000 - Singapore's IT Master Plan) uygulamaya konulmuştur.

Dünyadaki son gelişmeler

21. ci Yüzyıla yaklaşırken gelişmiş ülkeler (özellikle Yedi Büyükler) kendi ülkelerinde bilgi altyapılarını kurmalarının ötesinde ülkeler arası bilgi alış-verişi yapmak üzere - Global Information Infrastructure gibi - projeler başlatmışlardır.

Ülkemizde 21.nci Yüzyıla Hazırlık Çalışmaları

Türkiye’de durum nedir?

Ülkemizde bazı kamu kuruluşlarının ve özel kuruluşların yürüttükleri;

  • Devletin yeniden yapılandırılması (hükümetlerce gündeme getirilir, ama bir türlü yapılmaz),
  • Ulusal Bilgi Konseyi Kurulması (TBMM),
  • Devlet Bilgi Sistemi kurulması (DİE),
  • Türkiye Ulusal Enformasyon Altyapısı Projesi -TUENA (Ulaştırma Bakanlığı, TÜBİTAK),
  • Internet Üst Kurulu oluşturulması (Ulaştırma Bakanlığı),
  • Kamu-Net Üst Kurulu kurulması (Başbakanlık) ve
  • Türkiye Bilişim Stratejileri Projesi (TBV) gibi çalışmaları vardır.

Ancak, bu çalışmalar birbirinden bağımsız yürütüldüklerinden ve ülkemizin bilgi toplumu olma yönünde genel bir stratejisi - Siyasi Kararlılık- olmadığından, bir ivme kazanamamaktadır.

Günlük siyasi tartışmalardan öteye gidilememektedir.

İşin zor olan tarafı bilgi toplumu olmak değil, bilgi toplumu olmak için gerekli politikaları oluşturup kararlılıkla devam ettirmektir.

Ne yapılmalıdır?

Ülkemizi bilgi çağına hazırlayacak politikaları belirleyip, faaliyetleri yönlendirecek, kamuyu, özel kesimi, meslek kuruluşlarını ve medyayı temsil edecek ve doğrudan Başbakana bağlı olarak hükümetlere danışmanlık yapabilecek olan “Bilgi Toplumuna Hazırlık Kurulu” adı altında bir kurul oluşturulmalıdır.

Bilgi toplumuna geçiş nasıl sağlanır? Üç ya da beş yıllık dönemleri kapsayacak Stratejik Plan yapılmalıdır. Plan, her yıl günün şartlarına göre gözden geçirilmelidir.

Türkiye’nin bölgesinde güçlü, dünyada söz sahibi etkin bir ülke haline gelebilmesi için orta ve uzun vadeli hedefler belirlenip gerekli politikalar oluşturularak hemen uygulamaya konulması gerekir.

Türkiye’nin Bilgi Toplumuna Geçiş için Öneriler

Tarihe bakıldığında, hangi çağda olursa olsun zamanının değişimlerine ayak uyduramayan topluluklar, milletler ve devletler yok olup gitmişlerdir. Bulunduğu çağa ayak uyduranlar vasat olarak hayatlarını sürdürürken, yeni değişimleri yakalayan ve yeniliklere önderlik eden milletler ve devletler her zaman zirvede olmuşlardır.

Genelde toplumlar yeniliklere ve değişimlere karşı direnç göstermesine karşılık, Türk milleti değişimlere ve yeniliklere açık olan bir anlayışa sahiptir. Yeter ki kendilerine yeni fikirler ve ulaşılabilecek hedefler sunulsun, bir çığ gibi gösterilen ışığa yönelirler.

Bu konuda ülkemizde halen bir kararsızlık yaşanmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki, Türkiye ve Türk Milleti ya değişimlere uyacak ve yeni değişimlere önderlik edecek, ya da geleceğini olumsuz yönde tehlikeye atacaktır. Ülkemizin Dünyadaki gelişmelerden uzak kalması düşünülemez. Siyasetçilerin, kuruluşların ve kişilerin faydasız tartışmaları bırakıp dünyadaki gelişmeleri yakından takip ederek kendilerini yenilemeleri gerekir.

Geleceğin dünya düzeninde etkin ve saygıdeğer bir yere sahip olmak için ülkemizin bilgi toplumunun asgari şartlarını yerine getirecek şekilde kalkındırılması kaçınılmazdır. Bu amaçla, Türkiye'nin, toplumunun refahını sağlamış, bölgesinde güçlü, dünyada söz sahibi bir ülke olabilmesi için aşağıda verilecek hedefler en kısa zamanda gerçekleştirilmelidir.

Hedefler:

Ülkemizin bilgi toplumu olması için, kalıplaşmış yapılar bırakılarak bilgi toplumuna geçişimizi sağlayacak bir "Yenilenme Stratejisi" oluşturulmalı ve bu stratejinin uygulanması için gerekli programlar vakit geçirilmeden hızla uygulamaya konulmalıdır.

Ülkemizin mevcut ekonomik ve siyasal güç odakları ile işbirliğine gitmesi ya da bölgesinde yeni ekonomik ve siyasi güç birliği oluşturacak birleşmelere önderlik etmesi en azından böyle oluşumların içinde olması sağlanmalıdır.

Devlet yeniden yapılandırılmalı, hantal yapısından kurtarılmalı ve kamu kuruluşlarının bilgisayar destekli hizmet vermesi sağlanmalıdır.

Önümüzdeki 20 yılda iş gücünün dağılımı tarımda yüzde 10, sanayide yüzde 25, hizmetlerde yüzde 30 ve bilgi sektöründe yüzde 35 olması sağlanmalıdır.

Bilgisayar okur-yazarlığı yaygınlaştırılmalı, yenilikçilik ve girişimcilik teşvik edilmelidir.

Bilgisayar ve iletişim teknolojilerinden yararlanılarak temel eğitim tamamen halledilmiş olmalı ve üniversite eğitiminde okullaşma oranı yüzde 50'ın üzerine çıkarılmalıdır.

Araştırma geliştirme harcamalarına GSMH 'dan yüzde 1.5 - 2 oranında bir pay ayrılmalı, yazılım sektörü teşvik edilmelidir.

Çip-rasgele erişimli bellek, mikro işlemci başta olmak üzere bilgisayar temel parçalarının ve yarı iletkenlerin ülkemizde üretilmesi teşvik edilmelidir.

Savunma için gerekli stratejik öneme haiz sanayi ürünleri dışında yatırımlar bilgi ve yüksek teknolojiye dayalı sanayi dallarına kaydırılmalıdır.

Bilgi akışının evlere, okullara ve işyerlerine yüksek hıza ulaştırılabilmesi için ülke genelinde fiber-optik iletişim hatları döşenerek ve uydu haberleşme sistemlerimiz güçlendirilerek yaygınlaştırılmalıdır.

Kültürümüzü yabancı etkilerden koruyacak ve geliştirecek kurumların, kültür, sağlık, turizm ve eğlence merkezlerinin kurulması teşvik edilmelidir.

Kamu yararına hizmet verecek vakıf ve derneklerin kurulması teşvik edilmeli ve desteklenmelidir.

Bilgi ve teknoloji üretilen “Bilgi Kentleri” kurulması için gerekli altyapılar hazırlanmalıdır.

SONUÇ

Amacımızı ve hedeflerimiz açıkça belirleyip gerekli çaşışmaları yaparsak 2023 yılına kadar bilgi toplumunda yer alarak bir dünya devleti olabiliriz.

Sanayileşmiş batı ülkelerinin seviyesine çıkmak, onların bıraktıkları ya da bırakmaya hazırlandıkları teknolojileri kazanmaya ve sahip olmaya çalışmakla mümkün olamaz. Sanayileşme gayretlerini ileri teknoloji gerektiren alanlara kaydırarak bilgi toplumu olmak için gerekli yatırımları yapmak, gelişmiş ülkelerin seviyesine çıkmanın ve gerçek anlamda çağ atlamanın en kısa ve karlı yoludur.

Bilgi toplumuna geçiş için kalıplaşmış yapılar bırakılarak, bir yenilenme stratejisi süratle uygulamaya konulmalıdır. Dünyanın hiç bir tarafında işlemediği gibi ülkemizde de sanayi toplumunun yapısına göre geliştirilmiş, ağır işleyen, günün şartlarına göre yenilenemeyen düzenlemeci, aşırı kuralcı ve hiyerarşik yazışmalara bağlı bürokratik sistem daha fazla işleyemez. Kurumlar (özellikle kamu kuruluşları) yapılarını ve misyonlarını günün şartlarına göre değiştirmelidirler.

Günümüzün şartlarına göre kamu idaresinde gerekli reformlar yapılarak devlet hizmetleri bir bütünlük içinde sunulmalıdır. Kamu hizmetlerinin bir bütünlük içinde sunulmasını sağlamak için kamu hizmeti veren kuruluşların birbirlerine bilgisayar ağları ile bağlanarak nüfus, vergi, mülkiyet, güvenlik vb. hizmetlerin ülkenin her köşesinde ve günün her saatinde verilebileceği bir “Hükümet Bilgi Sistemikurulmalıdır. Böylece, vatandaşa verilecek hizmetlerde gerekli hız ve güven sağlanarak, vatandaşların devlete karşı olan güveni yeniden kazanılmalıdır.

Ülkemizi bilgi çağına hazırlayacak politikaları belirleyip, bu konuda yapılacak faaliyetleri yönlendirecek, kamuyu, özel kesimi, meslek kuruluşlarını, siyasi partileri, medyayı temsil edecek ve doğrudan Başbakana bağlı olarak hükümetlere danışmanlık yapabilecek olan “Bilgi Toplumuna Hazırlık Kurulu” adı altında bir kurul oluşturulmalıdır. Aksi takdirde değişim ve dönüşümün çok hızlı olduğu günümüzde boş yere zaman ve kaynak israfı yapılmış olur. Gelecek çağa bilgi toplumu olarak girmek için ne kaybedecek zamanımız ne de boşa harcayacak kaynağımız vardır.